v2

-İnternet kullanıcılarının neredeyse tamamına yakının arama motoru olarak kullandığı bilinen google.com’a karşı iki Türk tarafından hazırlanan “attabot.com” web arama motoru beta yayınına başladı. Web 2.0′ın olanaklarıyla arama motoru işlevlerini bir araya getiren attabot.com arama motoru, e-posta hesabı, çevrimiçi Türk Dil Kurumu sözlüğü ve Redhouse sözlük gibi hizmetleri tek adreste toplayarak kullanıcıyla büyük kolaylık sağlıyor. -Şu anda Beta sürümüyle sadece Türkçe yayın yapan Attabot.com’un Eylül 2008 sonunda küresel sürümünün yayına girmesi planlanıyor. Bu sürümde temel özellikler aynı kalacak, ancak birkaç dilde sözlük gibi uyarlamalar olacak

ANKARA (ANKA) – İnternet kullanıcılarının neredeyse tamamına yakının arama motoru olarak kullandığı bilinen google.com’a karşı iki Türk tarafından hazırlanan “attabot.com” web arama motoru beta yayınına başladı. Web 2.0′ın olanaklarıyla arama motoru işlevlerini bir araya getiren attabot.com arama motoru, e-posta hesabı, çevrimiçi Türk Dil Kurumu sözlüğü ve Redhouse sözlük gibi hizmetleri tek adreste toplayarak kullanıcıyla büyük kolaylık sağlıyor. Kullanıcıların aradıkları kelimelere göre birbirlerine ulaşmasını sağlayan ortak arama, kullanıcılarının aramalarının sonuçlarının kaydedilebilmesini sağlayan “AttaRez” ve çeşitli kaynaklardan topladığı güncel haberleri görüntüleyen haber bölümü gibi kendine özgü işlevlerle de dikkat çekiyor.
Portalın kurucu ortağı Seyfi Erol, “Hayatı kolaylaştıran sayısal platform” olarak tanımladığı Attabot arama motoru fikrinin üç yıl önce Amerika’da internet projeleri hazırlarken şirket ortaklarından Ömer Kurt ile birlikte geliştirdiklerini söyledi. Attabot arama motoruyla ilgili ANKA’nın sorularını yanıtlayan Seyfi Erol şunları söyledi:
“İnternette bilgilere ulaşmak çok önemli. Bununla birlikte Web 2.0′ın getirdiği etkileşim, insanların internetten daha fazla yararlanmasını sağladı. Attabot fikri de buradan ortaya çıktı. İnsanların günlük hayatlarında kullanabilecekleri bir platformun yanına birçok internet aracının da eklenmesiyle büyük bir portal projesine dönüştü. Şu anda şirketimizde on kişi çalışıyor ve tasarım, kod yazma, test süreçlerini kendimiz gerçekleştiriyoruz. İnternetin olanaklarını kullanarak Amerika ve İstanbul’da ortaklaşa çalışıyoruz.”

-SANAL KİŞİLİK-

Attabot’ta kullanıcıların ücretsiz hesap açtıklarında, kendilerini internette temsil edecek kelimeleri belirlediğini ifade eden Erol, “Hava, toprak ve su başlıkları altında sosyal yaşamınızın, sevdiğiniz şeyler ve mesleki yaşamınızla ilgili size sunulan kelimeleri seçiyor ve Attabot ekibinin deyimiyle internetteki dünyanızı, yani sanal kişiliğinizi oluşturuyorsunuz. Attabot kullandıkça aradığınız kelimeler de havuza eklendiğinde dünyanız da gelişiyor. Sizinle aynı beğenileri taşıyan veya aynı mesleki ilgileri olan insanlar da bu kelimeleri arıyorsa onlarla buluşmuş oluyorsunuz” dedi.
Seyfi Erol Attabot’un kurumsal kullanıcılara sağladığı faydaları ise şöyle anlattı:
“Attabot’un en iyi yönü kurumların da ücretsiz bir hesap oluşturarak kendilerini temsil edebilmeleri. Kurumlar, bireysel kullanıcılar ile aynı özelliklerden yararlanabiliyorlar. Attabot’un özellikle KOBİ’ler için ideal bir platform olduğunu düşünüyoruz. Birkaç dakikada şirketlerini internette temsil etmeye başlayabiliyorlar. Attabot ile şirketler Web 2.0′ın nimetlerinden yararlanabilecekler, CRM faaliyetlerinde bulunabilecekler. İleride Attabot’ta ürün aranabildiği gibi ürün de satın alınabilecek.”

-BÜTÜN HİZMETLER ÜCRETSİZ-

Attabot’ta tüm hizmetlerin ücretsiz olduğunu vurgulayan Seyfi Erol, şunları söyledi:
“Hizmetinizle insanların hayatlarını kolaylaştırmayı iddia ediyorsanız ücret talep etmemeniz gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden gelir modelimizi reklamlar oluşturuyor. Hem varolan reklam kanallarını, hem de kendi geliştirdiğimiz ve bir kelimeye bağlı etkileşimli ağ üzerinden reklam yayınlama tabanlı ürünümüzü kullanacağız. Yakında insanların etkinliklerle ilgili bilgilere ulaşabilecekleri bir modülü hizmete sunmayı planlıyoruz. Uçak biletleriyle ilgili bir hizmet üzerinde çalışıyoruz.”
Şu anda Beta sürümüyle sadece Türkçe yayın yapan Attabot.com’un Eylül 2008 sonunda küresel sürümünün yayına girmesi planlanıyor. Bu sürümde temel özellikler aynı kalacak, ancak birkaç dilde sözlük gibi uyarlamalar olacak (ANKA)

 
Teknoloji | Yorumlar kapalı
 
 

Google’ın resim albümü oluşturmaya yarayan ücretsiz online hizmeti Picasa Web, artık fotoğraflardaki suratları da tanıyabiliyor.

Yıllardır yüz tanıma teknolojisi üzerine çalışan Alman fizikçi Hartmut Neven, şirketinin 2006′da Google tarafından alınmasının ardından ürününü ilk kez kullanıma açıyor. “Her gün milyonlarca görüntüyle karşılaşan ve kaydeden insan beyni, bu görüntüleri anlık olarak tanımlayabiliyorsa, bilgisayarlar da bunu yapabilir” fikriyle yola çıkan Neven ve ekibi, 2006 yılında Google bünyesine katılarak çalışmalarını bu çatı altında sürdürmeye başladı.

2 senelik geliştirme sürecinin ardından Picasa resim düzenleme yazılımıyla entegrasyon çalışmalarına giren ekip, şu an internet üzerinde kullanıcılara resim albümü oluşturma hizmeti sunan Picasa Web ile yüz tanıma teknolojisini buluşturmayı başardı.

Nasıl çalışıyor?

Resimlerinizi Picasa Web Albümüne yüklerken (veya yükledikten sonra da) yapmanız gereken tek şey resimdeki yüzleri etiketlemek. Eklentiyi kullanıma açtığınızda sistem otomatik olarak birkaç dakika içinde (resim sayısına göre) albümünüzdeki resimleri tarayarak resimlerdeki yüzleri buluyor. Ardından ortak olanları yine otomatik olarak gruplayarak bu yüzlere etiket girmenize imkan tanıyor.

Bundan sonrası ise çok daha kolay. Artık yükleyeceğiniz her fotoğrafta yeni baştan etiket yazmanıza gerek yok. Sistem yüklenen fotoğrafın mevcut albümler içindeki yüzlerle eşleşip eşleşmediğini kontrol ederek otomatik olarak etiketlemeyi yapabiliyor.

Güvenlik kaygıları

Yüz tanıma uygulamaları günden güne yayılıyor. Almanya ve İngiltere’de yetkililer bilgisayarlar yardımıyla yüz tanıma teknolojisini kullanıp biometrik pasaportlar üzerine entegre etmeye çalışıyorlar. Böylelikle güvenlik noktalarından geçişlerin çok daha kolay hale getirilmesi amaçlanıyor.

Ancak bu çalışmalar aynı zamanda kişiler üzerinde bazı güvenlik kaygılarının oluşmasına da yol açtı. Azınlık Raporu filmindekine benzer şekilde yüz şekline bağlı güvenlik açıklarından çekinenler bilgisayarlara da tam anlamıyla güvenmediklerini ifade ediyor. Dahası Google’ın kişilere dair aramalar, yaşadığı yer, web üzerinde geçirdiği vakit, e-postaları gibi kişisel bilgilerini görebiliyor olmasının yanında artık eş dost veya kendilerine ait görüntülerin neye benzediğini de ele geçirebilecek olmasından kaygı duyuluyor.

Google ise bunun tamamen internet üzerinde kullanım kolaylığına yönelik bir çalışma olduğunun altını çiziyor. Google’a katılmadan önce University of Southern California’da çalışmalar yapan Neven, henüz istenilen aşamaya gelinmediğini, ancak önemli bir adım atıldığını ifade ederken yüz tanıma teknolojisinin çok daha iyi sonuçlarla çalışabileceğini ve bu konuda uğraştıklarını da belirtiyor.

Uygulamayı aktif hale getirebilmek için Picasa Web Albümü’ne bağlandığınızda yeni özellikler bağlantısından ilgili seçeneği alıp ana albüm sayfanız üzerinden butona tıklayarak aktif hale getirmeniz gerekiyor.

 
Teknoloji | Yorumlar kapalı
 
 

Evrenin sırrını öğrenmek için yapılan yüz yılın deneyinde ummadık gelişme.. Arıza sanılandan da büyük çıktı.

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezinde (CERN) çalıştırılan parçacık hızlandırıcısındaki arızanın, önceden düşünülenden daha kötü zarar gördüğü ve en az iki ay işlemleri durduracağı belirtildi.

CERN sözcüsü James Gillies, uzmanların, başladıktan kısa bir süre sonra işlemleri durduran hasarı tespit etmek için “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı”na (LHC) indiğini kaydetti.

Arızalanan bölümün, mutlak sıfır noktasında iyice ısıtılması gerekeceğini, böylece tamir edilebileceğini belirten Gillies, CERN’in tamiratı yapmak için yeni parçacık hızlandırıcısını kapatmak zorunda kalacağını söyledi.

Gillies, “muazzam makinedeki iki mıknatıs arasındaki hatalı elektrik bağlantısı nedeniyle aşırı soğutulmuş helyumun sızdığını” belirtti.

Fransa-İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarında yerin 100 metre altında 27 kilometrelik dairevi bir tünel olarak inşa edilen LHC adlı dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı bir hafta önce çalıştırılmıştı.

LHC ile yapılan deney, 13,7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen “Büyük Patlama”dan hemen sonraki kainatın başlangıç şartlarını oluşturarak, maddenin sır perdesini aralayabilmeyi amaçlıyor.

 
Teknoloji | Yorumlar kapalı